(Bir anlamda içine düşerek) yaşadığımız salgın günleri ve bunun bize hem bireysel hem toplumsal etkileri üzerine daha uzun zaman konuşulacak, yazılacak. Tüm dirençlerimize rağmen değişen alışkanlıklarımız, gözümüze sokarcasına “ciddiye almadıklarını” gösterenlere(!) (Ya da fazla ciddiye alır görünenlere) duyduğumuz öfkelerle yeni ve yeniden kutuplaşmalarımız, çevremizi “bizi” düşünenler ve düşünmeyenler olarak yeniden harmanlayışımız (ve değerlendirme notlarına yeni çiziklerimiz) vs…

Birikim Dergisi 372. sayısında bir anlamda bunu başlatmış. 
Salgın neden sadece salgın değil ve öyle de kalamaz? sorusunu sormaya başladıysanız, anlamak için iyi bir başlangıç olabilir bu yazılar. (373 ve 374. sayıda da devam ediyor.)
Yeni normal, yakında zaten normale dönüşecek. Ama neyin norm(al) olup olmayacağı, birazda bizim algımızla şekillenecek. 

Bir Cevap Yazın