Teknolojiyi seviyor musunuz? Yoksa ondan korkuyor musunuz? Ya da ikisi birden mi?… biraz öyle, biraz böyle…
Kitaplar (bilgi), nereden gelip nereye gittiğimizin yanıtını aradığımız şeylerse, teknolojideki dönüşümlerle nereye gidiyor olabiliriz.
Eskiyi eskide bırakıp yeniye açılmak; iyi mi, kötü mü? Veya açılmayıp üzerine inşa edip devam mı etmeli.
Bu kadar gelişmenin sonunda hangi sınırları zorlayacağız? İnsanlar birer cyborg’a mı dönüşecekler? Dert etmeyin, Mustafa Arslantunalı “zaten öyleydik” diyor.
(Benim anladığım) özetin özeti:
İnsan, teknolojiyi (her daim) geliştirir ve ve kullanır; önce kendine uydurarak, sonra kendisi ona uyarak… Bu hep böyle devam eder. Nereye kadar? Onu da insan bilir.
Teknolojinin insanı/toplumu değiştirmesinin “korkulmayacak!” hikayesini, “insan bilimleriyle” düşünmek isteyenler için “Teknopolis”, kesinlikle boşa gitmeyecek bir okuma macerası olacaktır.

Bir Cevap Yazın