Beyne duyguları dışardan yüklemek mümkün!

İnsan beyninin duyguları bir takım kimyasallar üreterek sağladığı bir süredir biliniyor[1]. Bu alanda yapılan araştırmaların konuları arasında hangi kimyasalın hangi duyguyu tetiklediği kadar, kimyasalların sentetik üretimi ile dışarıdan verilip verilemeyeceği de var.

Paul J. Zak[2] ve ekibi de yirmi yıl boyunca “güven” duygusunu bu şekilde araştırdılar.

Zak’ın ilk çıkış noktası oksitosin adı verilen kimyasal oldu, kemirgenlerde bu kimyasalın, diğer bir hayvana yaklaşmanın güvenli olduğunu gösteren bir işaret olduğunu biliyordu. Bu durumun insanlar için de geçerli olup olmadığını araştırmaya karar verdi. On yıl sonunda durumun insanlar için de kemirgenlerden farklı olmadığını görmüştü. Üstelik oksitosin, sentetik olarak üretilip dışardan verildiğinde de işe yarıyordu.

Zak ve ekibi bunun için stratejik bir karar testi kullandı. Deneyde katılımcı, bilgisayar aracılığıyla bir yabancıya göndermek için bir miktar para seçiyordu ve bu paranın miktarının üçe katlanacağını ve alıcının bu fazla kazancı söyleyebileceği ya da söylemeyebileceğini biliyordu. Asıl çatışma şuydu ki: Alıcı ya tüm parayı elinde tutacak ya da güvenilir olacak ve göndericiye bunu söyleyecekti. Deney öncesi ve sonrası hem katılımcı hem de alıcıdan aldıkları kan örneklerini analiz ederek oksitosin seviyelerini ölçtüler ve anlamlı farklar buldular. Oksitosin seviyesi yükseldikçe, katılımcının gönderdiği para miktarı, alıcının da bunu katılımcıya söyleme olasılığı artıyordu. Katılımcılara sentetik oksitosin verdiklerinde de işe yaradığını ve katılımcının gönderdiği para miktarının iki katına kadar arttığını gözlemlediler.

Bu etkinin nelere kadir olabileceğini anlamak için yaptıkları bir dizi psikolojik testse yüreklere su serpiyor. Oksitosin, katılımcılardaki güven duygusunu yükseltiyor ama bilişsel açıdan etkilemiyor, örneğin katılımcı kumar testinde yüksek riskler almıyor, yani bir nöral hipnoz ya da dışardan yönetim söz konusu değil. Gözlenen daha çok oksitosinin bir etkiyi yarattığı şeklinde: Bir yabancıya güvenme korkusunu azaltmak.

Ekip, sonraki on yıl boyunca oksitosini yükselten ve azaltan faktörleri belirlemeye çalışmış. Vardıkları sonuçlara göre stres, ciddi bir azaltıcı. Ayrıca oksitosin seviyesi yükseldiğinde bireylerin empatileri de artıyor.

[1] Bu yazı HBR Türkiye Nisan 2017 sayısından alıntılandı. Zak makalesinde, sadece deneyin sonuçlarını anlatmıyor, aynı zamanda “güven” kavramının şirketler ve çalışanlar açısından etkilerini de inceliyor ve şirketlerin, çalışanlarının güvenlerini yükseltmek için kullanabilecekleri kontrol mekanizmasını da içeriyor.

[2] Center for Neuroeconomics Studies’in kurucu yöneticisi ve Claremont Graduate Universty’de ekonomi, psikoloji ve işletme profesörüdür. Trust Factor: The Science of Creating High-Performance Companies (Amacom, 2017) kitabının yazarıdır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi:
Devamını oku:
Kasım gündemi

Son gelişmeler ürkütücü. Temmuz’dan önce de kötüleştiğine dair işaretlerin olduğu ekonomi, darbe girişimi sonrası iktidarın uygulamalarıyla faturayı kabartıyor.Dramatik olduğunun farkındayım

Performans Takibinin Kesinlikle Yapılması Gereken İki Meslek!

Muhtemelen başlığa bakınca aklınıza gelmeyen iki meslek için söylüyorum bunu: Biri öğretmenlik, öteki hâkimlik. Gerekçelerimi de aşağıda açıklayacağım, katılıp katılmamak

Gelecek ne getirir? Kara Ayna!

Teknolojinin yaşama getireceği yenilikleri çok konuşuruz da değerlerimizi nasıl etkileyeceğini daha az konuşuruz. Kim bilir, belki de bunu konuşmak ürkütür

Kapat