Emrullah Kandemir blog…

Category archive

Kosmos

Kosmos

Güç Katıysa=Su Gibidir

Ali Saydam yazılarını takip etmeye çalıştığım, iletişim alanında yüksek birikimi ve özgün fikirleri olduğunu düşündüğüm biri, özellikle pr’da yaygın/popüler kavram ve trendlerin yerel uyarlamalarını yakalama noktasında. Geçen yazılarından birinde gene böyle ilginç bir durum yakalamış: “Özeti şu: İsmailağa cemaati ile cemaatten ayrılan Fatih Medreseleri grubunun İsmailağa markasını kullanma konusundaki anlaşmazlıkları mahkemeye taşınmış. Marka ihlali davasında… Keep Reading

Kosmos

Yıllarca ‘Aynı Şarkıyı’ Dinlemişiz Aslında

İlk, Alman müzisyen Patrick Metzger kuyllanmış terimi; “millenial whoop”. Müzik terminolojisinde, büyük bir ölçekte, beşinci ve üçüncü notalar arasında ileri geri sıçrayan biz dizi nota ya da sadece iki notanın arka planda sürekli tekrarlanması. Metzger’in dikkat çektiği bu durumun, günümüzde “hit müziğin ark planı” ya da bir başka deyişle pop müziğin iskeletini oluşturduğu ciddi müzik… Keep Reading

Kosmos

‘İyi ki PR sektörümüz gelişmemiş!’

Ali Saydam dedi bunu. İngiliz PR şirketi Bell Pottinger’in Güney Afrika’da (elbette para karşılığı) yürüttüğü “ırk temelli gerilimi artırma” faaliyetlerinin ayyuka çıkmasını konu ettiği yazısının[1] sonunda ve elbette ironik bir hayıflanma tonuyla. Ama yazının tamamı, “iletişim” denen sanatın ne kadar karanlık yönleri olabileceğine dönük oldukça etkileyici bir olayı öykü tadında sunuyor. Gerçi yabancısı değiliz hiçbirimiz,… Keep Reading

Kosmos

Beyne duyguları dışardan yüklemek mümkün!

İnsan beyninin duyguları bir takım kimyasallar üreterek sağladığı bir süredir biliniyor[1]. Bu alanda yapılan araştırmaların konuları arasında hangi kimyasalın hangi duyguyu tetiklediği kadar, kimyasalların sentetik üretimi ile dışarıdan verilip verilemeyeceği de var. Paul J. Zak[2] ve ekibi de yirmi yıl boyunca “güven” duygusunu bu şekilde araştırdılar. Zak’ın ilk çıkış noktası oksitosin adı verilen kimyasal oldu,… Keep Reading

Kosmos

Bilim insanları kötü anıları yok etmenin yolunu buldu mu?

Bilemiyorum belki ben fazla şüpheciyim ama gelişmenin başdöndürücü hızıyla medeniyetin insana “kazandırdığı” hırsların birlikte, muazzam imkanlar sağlayan ütopik bir gelecek kadar distopik bir geleceğin varolma imkanlarını da yarattığından endişeliyim. Umalım da yersiz olsun! Anılarımızın aslında düşündüğümüz kadar kalıcı olmadığı görülüyor. Bilim insanları kötü anıları değiştirmenin mümkün olduğu kanısında. Kaynak: Bilim insanları kötü anıları yok etmenin… Keep Reading

Kosmos

Mesafeler artık öpüşmeye engel değil

Onlarca bilim kurgu filminde karşımıza çıkan “garipliklerden” biri daha gerçek olmak üzere (ve emin olun zamanla “gariplik” olmaktan çıkıp “normalleşecek”). Pc kameralarıyla ve web siteleriyle hayatımıza giren “seyretme” olgusu, zaman içerisinde sanal seksinde içinde olduğu bir yığın “yeni” alışkanlığın “yaygınlaşmasına” yol açmıştı. Aşağıdaki haberde olabilecek belki de en masum haliyle verilen son gelişmenin de kullanım… Keep Reading

Kosmos

Robotlar ve Yapay Zekâ Evriliyor! Ya İşgücü!

“Sana söyledim Bernard. Bize güvenme. Biz sadece insanız. Eninde sonunda hayal kırıklığına uğratırız”* Son dönemin trend yazı konusu teknolojinin hızlı gelişimine bağlı olarak yaşanan değişimler. Şirketler hızlı değişime nasıl ayak uydurmalı? Değişimi bir süreklilik olarak işe nasıl monte edebiliriz? Robotlar ve yapay zekâ işimizi elimizden alacak mı? İşgücü nasıl evrilecek? Bunlar aynı zamanda, bu değişime… Keep Reading

Kosmos/Toplum

‘Tarih’ okumak, ‘tarih’ yazmak!

Tarih’in herkes için anlamı tek (geçmişte olmuş olaylar) ama çağrışımları farklı farklı. Kimi için gereksiz ve sıkıcı, kimi için bozkırda nal sesleri, kimine göre egemenlerin romansı / ezenlerin ezilenler üzerindeki tahakkümünün aracı, kimilerine göreyse… “anlatılan senin hikâyen”… Her ne çağrıştırırsa çağrıştırsın, ne tarih okuması bitiyor ne de tarih yazımı. Bunun iki nedeni var sanırım! Birincisi,… Keep Reading

Kosmos/Toplum

Artık daha hızlı yaşlanıyor olabilir miyiz?

Başlığa bakıp orta yaş krizine girdiğimi düşünmeden önce yazının kalanını okumanızı öneririm. Kastettiğim bir yanıyla yaşamın artan ‘hız’ı, bir yanıyla da hızla iş ve toplumsal hayata katılan yeni kuşakların (ki hepsinin bir adı var artık; x,y,z diye) hızlı tüketimle beslenen kültürlerinin baskınlığı. Bizde sosyologlar genellikle doğrudan siyasal yanları ve sonuçları olan hareketlerle görünür olan toplum… Keep Reading

Kosmos

Neden, blog?

Bu bloğu açtığımdan beri kimi sorular geliyor, tanıdıklardan; neden açtın, zaten yoğun değil misin, bir de buna nasıl zaman bulacaksın, ne gerek var, vs vs. Ben de tek seferde yanıt vereyim dedim. Bloğu açtım, çünkü bir kere yazmayı seviyorum, yazarak paylaşmayı. İkincisi, blog yazmak, yazdığım konulara yoğunlaşmamı sağlıyor ki, bence bu büyük bir kazanım, bu… Keep Reading

Kosmos

Hayatımızın kaydedilmesine neden izin veriyoruz?

Emrullah Kandemir – Yeni teknolojilerin ortaya çıkardığı uygulamalar her yaptığımız alışverişi (her çeşit kart, puan uygulaması vs. ile), her gittiğimiz yeri (akıllı telefonlarımızın konum toplaması, GPS sinyalleri, mobese kameraları ile), ne yemekten, ne giymekten, ne izlemekten, nerede bulunmaktan hoşlandığımıza kadar tüm günlerimizi kaydediyorlar. Bizde bunu biliyoruz; üzerine hemen her gün bir yazı okuyup, günlük sohbetlerimizde… Keep Reading

Go to Top