Ticari sözleşmeler için öneriler

in Emrullah Kandemir/İş Yönetim/Mevzuat by

Şirketler sürekli her çeşit sözleşme yapar, inceler, imzalar. İş hayatının olmazsa olmazlarındandır sözleşmeler ama buna rağmen hak ettikleri ilgiyi gördüklerini söylemek zor. Kurumsal şirketler istisna, çoğu işletme için “imzalanması gereken” birer “usulden” ibarettirler.

Oysa sözleşmeler, sınırları belirleyen, çıkarları tanımlayan ve koruyan hukuki metinlerdir. Doğrusu, şirketlerin vardıkları anlaşmanın en ince detaylarını bile taşıyan ve kesinlikle bir avukatla birlikte hazırlanması gereken metinler olduğudur. Ama –gene kurumsal şirketler istisna- çoğu şirketin ya sözleşmeli bir avukatı yoktur ya da usulen vardır ama o da şirketin havasını pek solumadığından, yeterli bir sözleşmenin ortaya çıkmasına katkısı sınırlıdır.

Peki, nasıl yapmalı, sorusuna benim yanıtım, sözleşmenin en baştan taslak halinde hazırlanması ve görüşmelerin sözleşme üzerinde yürütülmesidir. Bu sayede sözleşme, görüşmeleri sağlıklı yürütmenin bir disiplinini de sağlamış olur.

Bunu biraz daha somutlamak adına aşağıda hemen her sözleşme de olması gereken bir takım maddeleri açıklamaya çalıştım. Okuyunca eminim ne demek istediğimi anlayacaksınız:

  • Sözleşmelerde “işgünü” tanımının yapılması, sorumlulukların “işgünü” ile sınırlandırılması. Sözleşmeniz bir ürün ya da hizmetin, talep edildiği andan itibaren kaç gün içerisinde teslim edileceğini söylüyorsa, bu tanım önemli olabilir. Örneğin siparişten itibaren iki gün içerisinde teslim taahhüdü varsa ve hafta sonu çalışmıyorsanız, sözleşmede “işgünü; hafta içi günleri kapsar, Cumartesi, Pazar ve resmi tatiller işgünü sayılmaz” der ve teslimat maddesini de “teslimatlar siparişten itibaren iki işgünü içerisinde yapılmalıdır” şeklinde düzenlerseniz, hafta sonlarınız zehir olmaz.
  • İhtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin “sözleşmenin parçası” addedilmesi. Bazı sözleşmeler dinamik olmak zorundadır. Fiyatlar her sipariş için ayrı belirlenebilir örneğin. Bu gibi durumlarda sürekli sözleşme yenileyemeyeceğinizden ya bir ek formla ya da e-postalarla ilerleyebilirsiniz. İşte seçtiğiniz yöntemi en baştan sözleşmeye yazıp, örneğin “fiyatlar sipariş sırasında karşılıklı e-posta yazışmalarla belirlenecektir” deyip, “e-posta yazışmalar işbu sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır” hükmünü de getirirseniz, ilerde hukuki bir sorun durumunda sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığınız hususunda bir tereddüdünüz kalmaz. Tabi e-postaları da silmemeniz gerekir.
  • Gizlilik niteliği olan bilgilerin belirtilmesi. İş ortaklıklarında her iki taraf da birbirleri hakkında bir sürü bilgiye ulaşabilirler. Etik olarak da hukuken de bu tip bilgilerin ortalığa saçılmaması gerekir. Ama siz gene de böyle bir maddeyi sözleşmenizde bulundurun.
  • KVKK kapsamında değerlendirilmesi gereken bilgi ve verilerin belirtilmesi ve KVKK kapsamında gerekli düzenleme ve uygulamaların yapılması; bilgilendirme ve muvafakatname’nin sözleşmede yer alması. Bu hayatımıza yeni girdi sayılır. Kanun, bir işi yaparken ya da yürütürken kişisel bilgilerinin bir kısmına ulaştığımız kişileri bilgilendirmemizi ve onlardan da yazılı muvafakatname almamızı zorunlu kılıyor.
  • Gizlilik ve KVKK kapsamlı maddelerin sözleşmenin sona ermesinden sonra da bağlayıcılığını koruyacağına ilişkin madde. Yani üstteki iki madde. Sözleşmelerin bir ömrü vardır ama bu iki maddenin, sözleşme sona erse veya hükümsüz duruma gelse bile bağlayıcılığı sona ermemeli.
  • Sözleşmenin süresi, uzama ve sona erme koşulları. Yerine göre tazminatlık maddelerdendir, sizi tazminat ödemek ya da tazminatla bile kurtulamayacak hallere sokabilir tabi üzerinde birkaç kere düşünmediyseniz.
  • Devir serbestisi ya da yasağı. Sadece kira sözleşmeleriyle ilgili olduğunu düşünmeyin, değeri parayla ölçülebilen herhangi bir şeyin devri de söz konusu olabilir, yani günümüzde neredeyse her şeyin. Bunu istiyor musunuz, sizin için hangisi iyi? Boş bırakırsanız, karşı firmayla beraber devrolur anlamına gelir.
  • Lokasyon serbestisi ya da kapsam belirleme. Lokasyon belirlemeye özellikle ticaret de rastlarız, kapsam ise neredeyse her sözleşmenin taraflardan sonraki maddesi gibidir.
  • Konu ve kapsam serbestisi ya da sınırlılığı. Konjonktüre ve şartlara göre yaklaşımlarımızı farklılaştırabileceğimiz maddelerdendir, aynı bir üstte ve bir altta yer alan madde gibi.
  • Alacak ya da borcun devir hakkı ya da sınırlılığı. Bu ve üstteki iki maddeyle ilgili, “yazılı onayını almaksızın olmaz” mealli bir maddeyi sözleşmede hazır bulundurmakta her zaman fayda vardır.
  • Kayıtların delil önceliği. Yargıya gitmek durumunda kalırsanız önemli bir avantaj sağlayabilir, tabi kayıtlarınızın muntazam olması şartıyla.
  • Sözleşmenin bir kısmının yasal veya diğer nedenlerle geçersiz olması hallerinde, sözleşmenin kalan kısmının geçersiz addedilemeyeceği maddesi. Aslında bununla ilgili yargı kararları da var ama yargının zaman zaman farklı karar vermişliği de var. O yüzden, siz her durumda bulundurun.

Bir Cevap Yazın