Odaklanmış beyin çalışır, siz bile fark etmezken!

Freud’un Rüyaların Yorumu kitabının yedinci bölümü yanan ölü çocuk rüyasıyla başlar. Rüya da bir baba, hasta çocuğunun yatağının başında gece gündüz nöbet tutmuş ama çocuk maalesef ölmüş. Baba bitişik odaya geçip uzanmış ama hem çocuğunun mumlarla aydınlatılmış odasını görmek için kapısını açık bırakmış hem de ölü çocuğun başında dua ederek […]

Masalların Anlattığı

Masalların tarifi / ne olduğu üzerine genel kabuller var ama “masalın” etik kaygısı üzerine pek yok. Masalın tarifinden başlarsak a) anonim olduğunu, b) nesilden nesile sözlü aktarıma dayalı geleneksel olduğunu, c) hayal ürünü olağanüstülükler içerdiğini d) gerçek kaygısı olmadığını tam tersi gerçek olmadığını bizzat masalın vurguladığını e) zamansız olduğunu / […]

Giyim Sektörünün Geleceği Nasıl Olur?

Tasarımcı ya da satışçı değilim. Moda takipçisi olduğumu da söyleyemem. Asıl çalışma alanım mali işler; muhasebe, finans, vergi vs. Ama hazır giyim perakendesinde çalışınca ister istemez sektörün bütününde neler oluyor, geleceğinde neler olur, kafamın bir kenarında da bunlar dönüp duruyor. Bir noktada gelişen çevre ve ekolojiyi koruma bilincinin etkisiyle hızlı […]

Haber Okuma (Zamanı) Lüksü (ya da Zahmeti)!

Aynen başlıktaki gibi. Eskisi gibi alıp gazeteyi sayfa sayfa okumak (kahve eşliğinde, bayılırdım) artık pek mümkün gelmiyor. Bunun birkaç nedeni var; internetin mobilleşmiş olması başlı başına bir neden, internet (ve mobilin) hızlandırdığı (şu/an) zamanlarda haberlerin hızla gündeme gelip, aynı hızla da gündemden çıkıyor olmaları da bir neden, haber kaynaklarının olağanüstü […]

HANGİ MODA?

Giyimi üzerime yakıştırmayı severim, önce benim beğenmem lazım, ama bir moda takipçisi değilim. Zaten moda’dan ne anlamak gerektiği konusunda (genelde sanılanın aksine) bir fikir birliği olduğunu da sanmıyorum, yani trendle moda’yı eşanlamlı kullanmıyorsak -ki değildir- herkesin modası kendisine gibi birşey var ortada. Ben moda’yı biraz değişiklik gibi tanımlıyorum, tektipe karşı, […]

Güç Katıysa=Su Gibidir

Ali Saydam yazılarını takip etmeye çalıştığım, iletişim alanında yüksek birikimi ve özgün fikirleri olduğunu düşündüğüm biri, özellikle pr’da yaygın/popüler kavram ve trendlerin yerel uyarlamalarını yakalama noktasında. Geçen yazılarından birinde gene böyle ilginç bir durum yakalamış: “Özeti şu: İsmailağa cemaati ile cemaatten ayrılan Fatih Medreseleri grubunun İsmailağa markasını kullanma konusundaki anlaşmazlıkları […]

Yıllarca ‘Aynı Şarkıyı’ Dinlemişiz Aslında

İlk, Alman müzisyen Patrick Metzger kuyllanmış terimi; “millenial whoop”. Müzik terminolojisinde, büyük bir ölçekte, beşinci ve üçüncü notalar arasında ileri geri sıçrayan biz dizi nota ya da sadece iki notanın arka planda sürekli tekrarlanması. Metzger’in dikkat çektiği bu durumun, günümüzde “hit müziğin ark planı” ya da bir başka deyişle pop […]

‘İyi ki PR sektörümüz gelişmemiş!’

Ali Saydam dedi bunu. İngiliz PR şirketi Bell Pottinger’in Güney Afrika’da (elbette para karşılığı) yürüttüğü “ırk temelli gerilimi artırma” faaliyetlerinin ayyuka çıkmasını konu ettiği yazısının[1] sonunda ve elbette ironik bir hayıflanma tonuyla. Ama yazının tamamı, “iletişim” denen sanatın ne kadar karanlık yönleri olabileceğine dönük oldukça etkileyici bir olayı öykü tadında […]

Beyne duyguları dışardan yüklemek mümkün!

İnsan beyninin duyguları bir takım kimyasallar üreterek sağladığı bir süredir biliniyor[1]. Bu alanda yapılan araştırmaların konuları arasında hangi kimyasalın hangi duyguyu tetiklediği kadar, kimyasalların sentetik üretimi ile dışarıdan verilip verilemeyeceği de var. Paul J. Zak[2] ve ekibi de yirmi yıl boyunca “güven” duygusunu bu şekilde araştırdılar. Zak’ın ilk çıkış noktası […]

Bilim insanları kötü anıları yok etmenin yolunu buldu mu?

Bilemiyorum belki ben fazla şüpheciyim ama gelişmenin başdöndürücü hızıyla medeniyetin insana “kazandırdığı” hırsların birlikte, muazzam imkanlar sağlayan ütopik bir gelecek kadar distopik bir geleceğin varolma imkanlarını da yarattığından endişeliyim. Umalım da yersiz olsun! Anılarımızın aslında düşündüğümüz kadar kalıcı olmadığı görülüyor. Bilim insanları kötü anıları değiştirmenin mümkün olduğu kanısında. Kaynak: Bilim […]