Multitasking, İngilizce’deki “multi” ve “tasking” kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşuyor. Bu sözcükler, doğrudan çevrildiğinde çoklu işlem ya da çoklu görev anlamına geliyor. Multitasking, genel olarak “aynı anda birden fazla iş yapmak” olarak tanımlanıyor. Bu bir beceri olarak addediliyor ve bunu yapabildiğine inananlarımız da haklı olarak bununla gurur duyuyor.

Ancak bilim insanları bu konuda aynı fikirde değil hatta daha kesin konuşmak gerekirse böyle bir şey olmadığını söylüyorlar. (Çok ender rastlanan ve beynin farklı gelişmesinin yol açtığı kimi nedenlerle gerçek anlamda bunu yapabilen insanlar varmış, örneğin Bethooven’in aynı anda iki eliyle iki ayrı yazı yazabildiğini okumuştum. Ama bu sahiden çok çok ender rastlanan bir durum ve zaten Beethoven’da bu özelliğinin hiçbir işine yaramadığını söylemiş.)

Yani multitasking aslında daha çok algımızla alakalı bir şey. Yaptığımız işi ya da işleri kafamızda ne kadar çok bölümlersek, multitasking algımız da o kadar çok yüksek olabilir.

Phschological Science’de 2018’de yayınlanan bir araştırma bunun başarı oranımızı artırdığını ortaya koymuş. HBR Türkiye Eylül 2019 sayısından aktararak örneklersek, dersi dinleyip (1. İş) not tuttuğunu (2. İş) düşünen insanlar, ders notu tuttuğunu (1 iş) düşünen insanlardan daha başarılıymışlar.

Mesele algımızda demiştim. Sanıyorum, işi kafada bölmek, aynı anda iki işe odaklanmayı ve buda beynin dikkatinin daha yüksek olmasını getiriyor.

Her durumda, multitasking iyidir.

Bir Cevap Yazın