Tasarımcı ya da satışçı değilim. Moda takipçisi olduğumu da söyleyemem. Asıl çalışma alanım mali işler; muhasebe, finans, vergi vs. Ama hazır giyim perakendesinde çalışınca ister istemez sektörün bütününde neler oluyor, geleceğinde neler olur, kafamın bir kenarında da bunlar dönüp duruyor.

Bir noktada gelişen çevre ve ekolojiyi koruma bilincinin etkisiyle hızlı ve çoklu tüketime dayalı giyim alışkanlığının etkisinin azalacağını, yerine de daha yavaş ve sürdürülebilir üretime dayalı bir giyim anlayışının gelişeceğini düşünüyorum. Kanımca bu gelişme bir on yıl sonunda baskın hale gelecek.
Varolan teknolojiyle bile kişiselleşmiş üretimin yaygınlaşması mümkün bana göre, sadece şu an bildiğimiz ve alışkın olduğumuz iş süreçlerinden farklı bir iş modelini bulmamız ve uygulamamız gerekiyor bunun için.
Fijitalin önümüzdeki yıllarda belki de en hızlı nüfuz edebileceği alanlardan birisi olabilir hazır giyim. Şimdiden giyilebilir teknolojilerde koca koca adımlar atılıyor zaten. E-Ticaretten hala ve sadece “internet satış kanalı”nı anlayanlarla henüz çoklu kanalı bile düşünmeyenlere yakın gelecekte “geçmiş olsun” diyebiliriz çünkü öyle değil. Şimdi yoksa “ya da yaygın değilse” bile mobildeki (kendi beden ölçülerimize göre belirlediğimiz) avatarlarımızla 3D sanal mağazalara girip kıyafetleri üzerimizde deneyip değişiklik isteklerimizi de ekleyip sipariş vereceğimiz günler yakın, üstelik bir denemeyi de ya mağazada ya da evimizde yapıp varsa başka değişiklikler de istedikten sonra satın almaya geçebileceğiz.
Giysilerimiz hızlı ve çoklu tüketimden sürdürülebilir modaya doğru evrildikçe çok muhtemelen alım adetlerimiz düşecek, çünkü artık daha uzun süreler giyeceğiz. Daha pahalı ama daha dayanıklı olacaklar. O yüzden üst paragrafı hemen yadırgamayın, o kadar parayı ödeyecekseniz, karşılığını da alacaksınız elbette.
Birde satış sonrası olacak tabi. Örneğin senede şu kadar kez kuru temizleme hizmetini ya sağlayacak ya da aracılık edecek marka, belki ilk senesi de fiyata dahil olacak. Yada bu yıl satın aldığınız giysiler için gelecek yıl üzerlerinde birkaç değişiklik yapmayı önerecekler.
Birde tüm üretim süreçlerini şeffaf bir şekilde yayınlayacaklar, siz bileceksiniz o aldığınız gömlek ya da mont veya kaban için hangi ham maddeler ve ne kadar su kullanıldı? Boyası için kimyasal kullanıldı mı?
Bunlar uçuk geliyorsa, emin olun çok daha uçukları etrafımızda uçuşuyor. Bir de hatırlayalım, ne dermiş Çin bedduası; “ilginç zamanlarda yaşayasın!”

Bir Cevap Yazın